Tövbe-i Nasuh’la tövbe eden kişi, salihlerden olmuştur.

Allahû Tealâ Tövbe-i Nasuh’la tövbe edenleri Kur’ân-ı Kerim’inde “salihler” olarak adlandırmıştır. Salâh makamının sahipleri olan bu insanlar hikmetin sahipleridir. Allah onlara sırların kapısını açmıştır. Fiziğin ötesinde de Allah’ın bildirdiklerini bilir, Allah’ın gösterdiklerini görürler.

A'RÂF - 170 Onlar ki; Kitab’a sımsıkı sarılırlar ve namazı ikame ederler. Muhakkak ki Biz, salih olanların ecrini zayi etmeyiz.

İSRÂ - 25 Rabbiniz, nefslerinizde olanı (niyetinizi) daha iyi bilir. Eğer salihler olursanız, o taktirde muhakkak ki O, evvab olanlar (O’na yönelip, tövbe ederek ulaşanlar) için mağfiret edici olur.

MUNÂFİKÛN - 10 Ve sizden birisine ölüm gelmesinden, o zaman: “Rabbim keşke beni yakın bir zamana kadar ertelesen de böylece ben sadaka versem ve salihlerden olsam, olmaz mı?” demesinden önce, sizi rızıklandırdığımız şeylerden infâk edin.

Peygamber Efendimiz (S.A.V), hadîs-i şeriflerinde salihler için şöyle buyurmuşlardır:

“Ben, salih kullarıma hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiç kimsenin hayal bile edemeyeceği nimetler hazırladım.”(K: Müslim, Cennet, 2.)

“Allah’ın Kitabı’nda olanlarla hükmet. Eğer onda bulamazsan Allah Resûlü’nün sünnetiyle hükmet. Allah’ın Kitab’ı ve Resûlü’nün sünnetinde de bulamazsan salihlerin verdiği hükümlerle hüküm ver. Salihlerin verdiği hükümler arasında da yoksa istersen devam et hükmünü ver, istersen geri dur. Geri durup hüküm vermemenin senin için daha hayırlı olduğu kanaatindeyim. Ve’sselâm.” (K: Nesâî, Kudât, 11/3.)

“İnsanlar arasında Allah’ın zikrinin anahtarları vardır. İnsanlar onları gördüklerinde hemen Allah’ı hatırlarlar.” (K: Heysemî, X, 78.)

Peygamber Efendimiz (S.A.V) buyuruyor ki:

“Her âlimle değil, sizi beş şeyden sakındırıp beş şeye çağıran âlimle oturunuz: Riyadan ihlâsa, kibirden tevazuya, düşmanlıktan nasihate, şüpheden yakîne, dünyaya rağbetten zühde.” (K: Deylemi, El- Firdevsü bi Mes’ûru-l Hitab c.6.s.56/7449 (Beyrut); Ramuze-l Ehadis c.2.s.463/3.;İ. Gazali, İhyau Ulumiddin 1.cilt, sh.154.)

İbni Kayyım el-Cevziyye (R.A) da bu istikamette şöyle demiştir:

“Salihlerle beraber oturmak, seni altı halden altı hale çevirir: Şüpheden yakîne, riyadan (gösterişten) ihlâsa (samimiyete), gafletten (Allah’ı) zikre, dünyaya olan rağbetten ahirete olan rağbete, kibirden tevazuya, kötü niyetten nasihate.” (K: İğasetu’l-Lehfan 136/1.)