TAHRÎM - 8 Ey âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı dileyenler)! Allah’a Nasuh Tövbesi ile tövbe edin! Umulur ki Rabbiniz, sizin günahlarınızı örter ve sizi altından nehirler akan cennetlere koyar. O gün Allah, nebîleri ve O’nunla beraber olanları mahzun etmez. Onların nurları, önlerinde ve sağlarında koşar. “Rabbimiz, bizim nurumuzu tamamla ve bize mağfiret et (günahlarımızı sevaba çevir). Muhakkak ki Sen, herşeye kaadirsin.” derler.
“Nasuh tövbesi, kulun işlediği günahtan pişmanlık duyması, Allah’a tam rücû edip, tıpkı sütün memeye dönmediği gibi, kişinin tekrar günaha dönmemesidir.” (K: Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/446.)
“Tövbe-i Nasuh, işlediğin günahtan pişman olman, Allah’tan mağfiret dilemen ve bir daha ebedî olarak günaha dönmemendir.”
Salâhın Birinci Kademesi: Tövbe-i Nasuh- Salihler
Tövbe-i Nasuh, Kur’ân’daki İslâm’ın 28. basamağında gerçekleşir. İhlâs makamından salâha geçisin habercisidir. Allah’ın huzurunda yapılan ve bir daha bozulması mümkün olmayan bir tövbedir. Kim Allahû Tealâ tarafından Tövbe-i Nasuh’a davet edilmişse o, Allah’ın söylediklerini kelime kelime tekrar ederek Tövbe-i Nasuh’unu gerçekleştirir. İşte bu noktada kişi ihlâs makamından salâh makamına adımını atmıştır. Tövbe-i Nasuh, salâh makamının remzidir.
26. basamakta daimî zikre ulaşan kişinin kalbinde %100 nurlanma olmuştur. Artık o kişinin zikri tespihe dönmüştür. Ve öyle bir gün gelmiştir ki; kişinin nefsinin kalbi müzeyyen olmuştur. Daimî zikirde bu kişiye zemin katın sırları gösterilir (kalp gözüyle görür). İhlâsta ise 7 gök katının sırları gösterilerek 7 kademe daha müzeyyen olur kişi. Salâhın her bir kademesinde de bu müzeyyen olma işlemi devam edecektir. Müzeyyen olmak, kalpteki sevgi hasletini bütünleyen temel faktördür. Kişi kendisine düşman olanları da sevdiği bir noktaya ulaşmıştır.
Allahû Tealâ Tövbe-i Nasuh’u üzerimize farz kılmıştır.
Peygamber Efendimiz (S.A.V) buyuruyor ki:
Benzer bir hadîste de şöyle buyurulmaktadır:
İmam Hadi (A.S), Tövbe-i Nasuh hakkında sorulunca şöyle buyurmuştur:
“Bâtının zahir gibi ve hatta ondan daha iyi olmasıdır.”
İmam Gazali de buyuruyor ki:
“Nasuh tövbesi yapanlar, tövbe edip ölünceye kadar tövbesinde duranlardır. Bunlar geçmişteki eksiklerini tamamlar ve bir daha günaha dönmeyi hatırdan bile geçirmezler, zelle ve sürçmeler müstesna. İşte tövbede istikamet budur. Günahların sevaplarla değiştirilip hayırlarda müsabaka edenler bu tür tövbe sahipleridir.” (K: Gazalî, İhyâ, IV, 78.)