17. BASAMAK NEFS-İ MÜLHİME

28 basamaklık İslâm merdiveninin 17. basamağı Nefs-i Mülhime adını alır. Bu kademeye ulaşan kişi, Allah’tan ilham almaya başlamıştır.

ŞEMS - 8 Sonra ona (nefse) fücurunu ve takvasını ilham etti.

Peygamber Efendimiz (S.A.V) buyuruyor ki:

“Beni nefsime bırakma. Eğer sen beni nefsime bırakırsan, nefsim beni kötülüğe yaklaştırır ve iyilikten uzaklaştırır.”

İmran bin Husayn (R.A)’dan rivâyete göre, Peygamber Efendimiz (S.A.V) şu duayı talim buyurmuştur:

“Ey Allah’ım! Bana hidayetimi ilham et. Beni nefsimin şerrinden koru.” (K: Tirmizî.) .

Peygamber Efendimiz (S.A.V), bu istikametteki bir diğer duasında şöyle buyurmuşlardır:

“Ey Allah’ım! Nefsime takvasını ver ve onu pak eyle. Onu pak edecek yegâne sen varsın. Onun Velîsi ve Mevlâsı sensin.” (K: Müslim: 2722.)

Hadîs-i şeriften de anlaşıldığı üzere, kişinin Allah’tan ilham alması Kur’ân’daki İslâm’ı yaşayabilmesi için elzemdir. Allah’ın takvasının kişiye ilham olunması için kişinin evvela Allah’a ulaşmayı dilemesi ve mutlak surette kendisi için tayin edilen mürşide ulaşması gerekmektedir.

Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) buyuruyor ki:

“Muhakkak ki şeytan, âdemoğlunun kan damarlarında dolaşır ve ben size şeytanın vesvese vermesinden korkarım.” (K: Buhârî, Tecrid-i Sarih.)

Hadîs-i şerifte ifade edilen ilhamlar, şeytanın insana verdiği fücur ilhamlarıdır. Kötülüğü emreden bütün ilhamlar şeytandan kaynaklanır. Herkes şeytandan ilham alır. Nefs-i Mülhime kademesinde olan kişiye ise Allah’ın takvası ve şeytanın fücuru ilham edilir (Şems-8).

Şeytan, insanın kararsız, zayıf, iradesiz bir kişi olmasını istemektedir. Allah’a ulaşmayı dilemeden önce herkes şeytanın kulu durumundadır ve şeytandan devamlı fücur ilhamı alırlar.

YÂSÎN - 60 Ey Âdemoğulları! Ben, sizlerden şeytana kul olmayacağınıza dair ahd almadım mı? Muhakkak ki o (şeytan), size apaçık bir düşmandır.

YÂSÎN - 61 Ve Ben, sizden Bana kul olmanıza (dair ahd almadım mı?) Bu da Sıratı Mustakîm (üzerinde bulunmak)tır.

Allahû Tealâ Nûr-21’de bütün insanları şeytanın ilhamlarına karşı uyarmıştır.

NÛR - 21 Ey âmenû olanlar, şeytanın adımlarına tâbî olmayın! Ve kim şeytanın adımlarına tâbî olursa o taktirde (şeytanın adımlarına uyduğu taktirde) muhakkak ki o (şeytan), fuhşu (her çeşit kötülüğü) ve münkeri (inkârı ve Allah’ın yasak ettiklerini) emreder. Ve eğer Allah’ın rahmeti ve fazlı sizin üzerinize olmasaydı (nefsinizin kalbine yerleşmeseydi), içinizden hiçbiri ebediyyen nefsini tezkiye edemezdi. Lâkin Allah, dilediğinin nefsini tezkiye eder. Ve Allah, Sem’î’dir (en iyi işitendir) Alîm’dir (en iyi bilendir).

Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V):

“Nefsine düşman ol. Çünkü o bana karşı düşmanlık ve harp ilân etmiştir.” ve “En şiddetli düşmanın iki yanın arasındaki nefsindir.” hadîs-i şerifleriyle nefsimize ve şeytanın nefse verdiği ilhamlara karşı bizleri uyarmaktadır. (Beyhakî.)