Allah Ne Zaman Kişinin Kalbine Girer?
Allahû Tealâ’nın Allah’a ulaşmayı dileyen kişiye Enfâl-29’a göre 7 tane furkan verdiğini daha evvel ifade etmiştik. Bu 7 tane furkan ile birlikte Allahû Tealâ o kişiyi toplam 12 ihsanın sahibi kılacaktır. 8. basamakta Allahû Tealâ kişinin kalbine hidayetle ulaşır. Bu, kişiye verilen 8. ihsandır. Enfâl Suresinin 24. âyet-i kerimesinde zikredildiği gibi, Allah kişi ile kalbi arasına girmiştir. Allah’ın kalbe girmesi kişinin kalbine hidayetle ulaşması demektir.
ENFÂL - 24 Ey âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı dileyenler), Allah ve Resûl’ü sizi, size hayat verecek şeylere davet ettiği zaman (davete) icabet edin! Ve Allah’ın kişi ile kalbi arasına girdiğini ve muhakkak sizin O’na haşrolunacağınızı bilin! (Hepinizin ruhu Allah’ta toplanacak ve Allah, ruhlarınıza meab olacak.)
1. furkan: Baş gözündeki hicab-ı mesturenin alınması.
2. furkan: Basar hassasının önündeki gışavet adlı perdenin alınması.
3. furkan: İşitmeye mâni olan engelin (vakranın) alınması.
4. furkan: Sem’î hassasının mührünün açılması.
5. furkan: Kalpteki ekinnetin alınması.
6. furkan: Fıkıh hassasının mührünün açılması.
7. furkan: Kalbe ihbatın konması.
8. ihsan: Allah’ın kalbe hidayetle ulaşması.
9. ihsan: Kalbin Allah’a dönmesi.
10. ihsan: Kalbe giden rahmet yolunun açılması.
11. ihsan: Kalbe nurun girmeye başlaması.
12. ihsan: Kişinin huşû sahibi olması.
12. ihsanla huşû sahibi olan kişi, Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gece hacet namazı kıldığı takdirde Allah ona mürşidini gösterir. Bu kimse 7 tane furkan ve 12 tane ihsanla mürşidine tâbî olduğu zaman Allah’tan 7 tane de nimet alacaktır.
İşte Allahû Tealâ yere göğe sığmamasına karşılık bu 7 nimetle mü’min kulunun kalbine girer. Çünkü o kişinin kalben Allah’a ulaşmayı dilemesi ve akabinde Allah’ın tayin ettiği mürşide ulaşması sonucunda Allah onun kalbine îmânı yazar.
Böylece îmân yazılmış olan kalp, Allah’ı zikretmeye başlar. Bu zikirle kalbe önce %2’lik rahmet nuru, sonra da tezkiyede %49’a, tasfiyede %98’e ulaşacak olan fazl nurları taşınır. Islâh edici amel, nefs tezkiyesidir ki bu fizik bedenin yerine getirdiği bir iştir. Fizik beden zikretmeye başladığı zaman nefsin kalbine nurları göndererek nefse infâk etmektedir. Fizik bedenin çalışması maddî ve manevî olabilir. Manevî çalışması, işte bu zikirle oluşan nefse infâktır. Maddî çalışması da yine dünya için çalışması ve etraftaki hak sahibi insanlara vermesidir. Allahû Tealâ olayları bu şekilde dizayn etmiştir.
Öyleyse görüldüğü gibi Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in: “Ben yerime, göğüme sığmadım. Mü’min kulumun kalbine sığdım.” hadîs-i şerifi, 3. basamağı -Allah’a ulaşmayı dilemek- muhtevasına almakla birlikte, daha sonraki basamakları da içermektedir.