Kalben Allah’a Yönelmek Ne Demektir?

Allah’a yönelmek Kur’ân-ı Kerim’de “munîbîne,” “munîb” ve “enâbe” kelimeleriyle ifade edilmektedir (Rûm-31). Hepsi aynı kökten gelen kelimelerdir. Allah’a yönelmek, bir gönül yakarışıyla ölmeden evvel Allah’a ulaşmayı dilemeyi ifade etmektedir. Bu dileğin önemini kavrayabilmek için, Allah’ın indinde duanın önemini bilmek gerekmektedir.

Bakara Suresinin 186. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ buyuruyor ki:

BAKARA - 186 Ve kullarım sana, Benden sorduğu zaman, muhakkak ki Ben, (onlara) yakınım. Bana dua edilince, dua edenin duasına (davetine) icabet ederim. O halde onlar da Bana (Benim davetime) icabet etsinler ve Bana âmenû olsunlar (Bana ulaşmayı dilesinler). Umulur ki böylece onlar irşada ulaşırlar (irşad olurlar).

Dualarına icabet edilecek olan insanlar, Allah’ın irşad davetine icabet eden insanlardır. Kişi Allah’a ulaşmayı dilediği anda Allah’ın davetine icabet etmiştir. Peygamber Efendimiz (S.A.V) de: “Dua, ibadetin özüdür.” hadîs-i şerifiyle, bu dileğin önemine işaret etmişlerdir. (K: Tirmizî, De’avat, 1)

Allahû Tealâ Kur’ân-ı Kerim’de kalben Allah’a ulaşmayı dileyenlerin günahlarını affedeceğini müjdelemektedir.

ZUMER - 54 Ve Rabbinize (Allah’a) yönelin (ruhunuzu Allah’a ulaştırmayı dileyin)! Ve size azap gelmeden önce O’na (Allah’a) teslim olun (ruhunuzu, vechinizi, nefsinizi, iradenizi Allah’a teslim edin). (Yoksa) sonra yardım olunmazsınız.

ENFÂL - 29 Ey âmenû olanlar! Allah’a karşı takva sahibi olursanız sizi furkan (hak ve bâtılı ayırma özelliği) sahibi kılar! Ve sizden (sizin) günahlarınızı örter ve size mağfiret eder (günahlarınızı sevaba çevirir). Ve Allah, büyük fazl sahibidir.

Peygamber Efendimiz (S.A.V) buyuruyor ki:

“Kabilesinin İslâm’a girmesine önce itiraz eden sonra da pişman olan Usayram, tepeden tırnağa silâhlanmış bir hâlde Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e geldi ve: “Ya Resûlallah! Sizinle birlikte önce savaşa mı katılayım, yoksa Müslüman mı olayım?” dedi. Resûl-i Ekrem Efendimiz: “Önce Müslüman ol, sonra savaş.” buyurdu. Bunun üzerine Usayram Müslüman oldu, sonra savaştı ve şehit oldu. Peygamber Efendimiz (S.A.V) Usayram için: “Az çalıştı, fakat çok kazandı.” buyurdu. (K: Buhârî, Cihâd, 13; Müslim, İmâre, 14.)

Âyet-i kerimelerden ve hadîs-i şeriften de anlaşılıyor ki; Allah’a ulaşmayı dileyen kişi hiç bir amel yapamadan ölse dahi onun gideceği yer cennettir. Allah, o kişinin günahlarını Allah’a ulaşmayı dilediği anda örtmüştür.

Peygamber Efendimiz (S.A.V), bu minval üzere şöyle buyurmuşlardır:

“Günahlarından samimi olarak tövbe eden kimse hiç günah işlememiş gibidir.” (K: İbnMâce, zühd 30; et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-kebîr, 10/150.)

“Ey Âdemoğlu! Sen bana dua ettiğin ve Benden affını umduğun sürece, işlediğin günahlar ne kadar çok olursa olsun, onların büyüklüğüne bakmadan seni bağışlarım. Ey âdemoğlu! Günahların gökleri dolduracak kadar olsa sen Benden bağışlanmanı dilersen, günahlarını affederim. Ey âdemoğlu! Sen yeryüzünü dolduracak kadar günahla huzuruma gelsen, fakat bana hiçbir şeyi ortak tutmamış, şirke bulaşmamış olsan, Ben de seni yeryüzü dolusu mağfiretle karşılarım.” (K: Tirmizî, Daavât, 98; Kütüb-i Sitte 4132, Camiu’s-Sağir.)

TEVBE - 126 Ve onlar, senede bir veya iki kere imtihan edildiklerini görmüyorlar mı? Sonra tövbe etmiyorlar (Allah’a yönelmiyorlar) ve onlar zikir yapmıyorlar (Allah’ın ismini ardarda tekrar etmiyorlar).