Allah’ın Resûl’ü hidayeti tebliğ ettikçe ve Allah'ın hanif dîninin bütünü olan 7 safha ve 4 teslimi insanlara anlattıkça; kendileri hidayeti dilemedikleri gibi başkalarının da hidayetine engel olan kavmin ileri gelenlerinden aldığı tepkinin şiddeti de artar.
Hidayete engel olan fesatçılar, resûlün öğretisiyle hak dînin önü alınamaz bir biçimde büyüdüğünü ve kullandıkları iftira ve benzeri yıpratma yöntemlerinin işe yaramadığını gördüklerinde “tuzak kurmak” gibi kendilerince daha "etkili" yöntemlere başvurmaya karar vermişlerdir.
Allahû Tealâ Enfâl Suresinin 30.âyet-i kerimesinde Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e hazırlanan bir tuzaktan söz etmektedir.
ENFÂL - 30 Ve iz yemkuru bikellezîne keferû li yusbitûke ev yaktulûke ev yuhricûke ve yemkurûne ve yemkurullâh(yemkurullâhu), vallâhu hayrul mâkirîn(mâkirîne). Ve o inkâr edenler, seni tutuklamak ya da öldürmek veya sürgün etmek (çıkarmak) için tuzak kuruyorlardı. Ve onlar, bu tuzağı kuruyorlarken; Allah da tuzak kuruyordu. Ve Allah, tuzak kuranların (karşılık verenlerin) en hayırlısıdır.
Âyet-i kerimeye göre, dünya hayatında Allah’a ulaşmayı dilemeyen ve başkalarının dilemesini istemeyen kâfirlerin hedefi; Resûlü tutuklayabilmek, sürgün etmek ya da öldürmektir. Burada geçen “tuzak” kelimesi oldukça dikkat çekicidir. Çünkü fesatçılar Resûle açıktan açığa müdahale etmek yerine, komplo kurarak onu durdurmak isterler. Bu komplo, Resûlün tutuklanmasına, sürülmesine ya da öldürülmesine neden olabilecek bir komplodur. Ancak yine âyette bildirildiği üzere, Allah’ın yolundan saptıranlar, Resûle bu şekilde asla zarar veremezler. Resûlü Allah görevlendirmiştir ve görevini tamamlayana kadar da Allah onu koruyacaktır. Ve asıl hüsrana uğrayanlar, âyette bildirildiği gibi, Resûle tuzak kuranlar olacaktır.
SAFF - 8 Yurîdûne li yutfiû nûrallâhi bi efvâhihim vallâhu mutimmu nûrihî ve lev kerihel kâfirûn(kâfirûne). Onlar, ağızları ile Allah’ın nurunu söndürmeyi istiyorlar. Ve Allah, kâfirler kerih görseler bile nurunu tamamlayacak olandır.
SAFF - 9 Huvellezî ersele resûlehu bil hudâ ve dînil hakkı li yuzhirehu aled dîni kullihî ve lev kerihel muşrikû(muşrikûne). Resûl’ünü hidayet ile ve (esasları unutulmuş olan) dînlerin hepsinin üzerine, izhar etmek (açıklayıp doğrusunu ispat etmek) için, Hakk dîn (Allah’ın ezelî ve ebedî olan dîni) ile gönderen O’dur. Ve müşrikler, kerih görseler bile.
NÛR - 54 Kul atîullâhe ve atîur resûle, fe in tevellev fe innemâ aleyhi mâ hummile ve aleykum mâ hummiltum, ve in tutîûhu tehtedû, ve mâ alâr resûli illâl belâgul mubîn(mubînu). De ki: “Allah’a ve Resûl'e itaat edin. Bundan sonra eğer dönerseniz (itaat etmezseniz), O'na (Resûl'e) düşen (sorumluluk) sadece O'na yükletilen (tebliğ)dir.” Ve sizin üzerinize düşen (sorumluluk), size yükletilendir. Ve eğer ona itaat ederseniz, hidayete erersiniz. Resûl'ün üzerinde açıkça tebliğden başka bir (sorumluluk) yoktur.
NÛR - 55 Vaadallâhullezîne âmenû minkum ve amilûs sâlihâti le yestahlifennehum fîl ardı kemâstahlefellezîne min kablihim, ve le yumekkinenne lehum dînehumullezîrtedâ lehum ve le yubeddilennehum min ba’di havfihim emnen, ya’budûnenî lâ yuşrikûne bî şey’en, ve men kefere ba’de zâlike fe ulâike humul fâsikûn(fâsikûne). Allah, sizden âmenû olanlara ve salih amel (nefs tezkiyesi) işleyenlere, kendilerinden öncekileri yeryüzünde halife kıldığı gibi mutlaka onları da halife kılacağını ve onlara, onlar için razı olduğu dînlerini mutlaka sağlamlaştıracağını ve korkularından sonra (korkularını) mutlaka güvenliğe çevireceğini vaadetti. Bana kul olurlar, hiçbir şeyle (Bana) şirk koşmazlar. Bundan sonra kim inkâr ederse, işte onlar, onlar fasıklardır.
Kur’ân-ı Kerim’de daha pek çok âyette resûllere karşı girişilen fiilî saldırılardan söz edilmektedir. Hemen hemen tüm resûller, fesatçılar tarafından öldürülmekle, işkenceyle, hapsedilmekle, sürgün edilmekle tehdit edilmişler ve bunlar çoğu kez de tehditle kalmamış, fiilî saldırıya dönüşmüştür.
ALLAH’IN RESÛLÜ’NE YÖNELTİLEN FİİLÎ SALDIRILAR