Allahû Tealâ Kur’ân-ı Kerim’inde Resûllerine tâbî olunmasını emretmektedir.
YÂSÎN - 20 Ve câe min aksal medîneti raculun yes’â kâle yâ kavmittebiûl murselîn(murselîne). Ve şehrin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi. "Ey kavmim, (size) gönderilmiş olan resûllere tâbî olun!" dedi.
YÂSÎN - 21 İttebiû men lâ yes’elukum ecren ve hum muhtedûn(muhtedûne). (Tebliğlerine karşılık) sizden ücret istemeyen (bu) kişilere tâbî olun. Ve onlar, mehdilerdir (hidayete ermiş ve hidayete erdirenlerdir).
RA'D - 7 Ve yekûlullezîne keferû lev lâ unzile aleyhi âyetun min rabbihî, innemâ ente munzirun ve li kulli kavmin hâd(hâdin). Ve kâfirler derler ki: “O’nun üzerine Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi?” Sen, sadece bir uyarıcısın ve bütün kavimler için hidayetçi vardır (zamanın her parçasında ve bütün kavimlerde).
Yukarıdaki âyette geçen: “Bana tâbî olun.” ifadesi velî resûle aittir. Nebî resûlün var olduğu her devrede, o kavim içersinde sadece bir tek kişi nebî resûl olarak vazifelendirilmiştir. Ayrıca her kavimde de nebî resûl olmamıştır.
Ra’d suresinin 7. âyet-i kerimesine göre, nebî resûlün yaşadığı zamanlarda da, her kavimde hidayetçi Velî Resûller vardır. Velî Resûller her devirde, bütün zaman parçalarında vardır.
Mu’min-38’de kendisine tâbî olmaya davet eden bu kişi, insanları Sıratı Mustakîm’e çıkarmak için kendisini açıklamayan bir mürşid olabilir.
NAHL - 9 Ve alâllâhi kasdus sebîli ve minhâ câirun, ve lev şâe le hedâkum ecmaîn(ecmaîne). Ve sebîllerin (dergâhlardan Sıratı Mustakîm'e ulaşan bütün yolların yani mürşidlerin) tayini, Allah'ın üzerinedir. Ve ondan sapanlar vardır. Ve eğer O dileseydi, sizin hepinizi hidayete erdirirdi.
BAKARA - 45 Vesteînû bis sabri ves salât(salâti), ve innehâ le kebîratun illâ alâl hâşiîn(hâşiîne). (Allah’tan) sabırla ve namazla istiane (özel yardım) isteyin. Ve muhakkak ki o (hacet namazı ile Allah’a ulaştıracak mürşidini sormak), huşû sahibi olanlardan başkasına elbette ağır gelir.
Kim Allah’a ulaşmayı dilemişse, O Allah’tan mürşidini sorma hakkının sahibidir. Cevap Allah’tadır. Resûl olduğunu söyleyen kişinin gerçekten Resûl olup olmadığını da hacet namazı ile Allah’a sormak gerekmektedir.
3.7 Velî Resûllere Tâbî Olmak