Kur’ân-ı Kerim'e göre nebîlerin ellerindekini tasdik edecek olan ve nebi (Peygamber) olması mümkün olmayan bir resûl gelecektir.
Çünkü bu resûle yardım edeceklerine dair misak alınan nebîlerin (peygamberlerin) içerisinde Peygamber Efendimiz (S.A.V) de vardır.
Ahzâb Suresinin 7.âyet-i kerimesinde Ulûl’azm Peygamberlerin isimleri zikredilmiş ve onlara Nebî (Peygamber) olarak hitap edilmiştir.
AHZÂB - 7 Ve iz ehaznâ minen nebîyyîne mîsâkahum ve minke ve min nûhın ve ibrâhîme ve mûsâ ve îsâbni meryeme ve ehaznâ minhum mîsâkan galîzâ(galîzan). O zaman ki; Biz, nebîlerden onların misaklerini almıştık. Ve senden ve Hz. Nuh’tan ve Hz. İbrâhîm’den ve Hz. Musa’dan ve Meryemoğlu Hz. İsa’dan ve onlardan ağır bir misak aldık.
Allahû Tealâ, Ahzâb–7 ve Âli İmrân–81’de, Peygamber Efendimiz (S.A.V) dâhil tüm nebîlerden (Peygamberlerden) kendilerinden sonra gelecek Resûle yardım edeceklerine dair “misak” aldığını ifade etmektedir.
Ulûl’azm Nebîleri [Peygamberleri) isimleriyle tek tek zikreden Allahû Tealâ, “MİSAK” verenlerin içerisinde Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in de olduğunu, Ahzab Suresinin 7. âyet-i kerimesi ile netleştirmektedir.
Bu âyet-i kerimenin muhatabı Peygamber Efendimiz (S.A.V)’dir. Âyet-i kerimedeki “...Ve Senden...” ibaresi, misak alınanların içinde Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in de bulunduğunun (olduğunun) en açık delilidir.
ÜÇÜNCÜ SIR