Kur’ân-ı Kerim’e göre Peygamber Efendimiz (S.A.V) Resûllerin değil; Nebîlerin (Peygamberlerin) Sonuncusudur.

Allahû Tealâ Ahzâb Suresinin 40. âyet-i kerimesinde şöyle buyurmaktadır:

“O, Allah'ın Resûlü ve Nebîlerin (Peygamberlerin) hatemidir (sonuncusudur).”

Halbuki bizlere, Peygamber Efendimiz [S.A.V]’in Resûllerin sonuncusu olduğu öğretilmiştir.

İlk bakışta arada bir farklılık yok gibi görünse de bütün gerçek, buradaki “Resûl” ve “Nebî” kavramlarında gizlenmiştir. Her şeyden evvel “Nebî” ve “Resûl” kavramları aynı anlamı içermemektedir. Kaldı ki; Ahzâb-40’a göre Hz. Muhammed [S.A.V] Efendimiz Peygamberlerin yani Nebîlerin sonuncusudur. Ama Resûllerin sonuncusu olduğunu söyleyen bir ibare ne bu âyette ne de Kur’ân’ın bütününde geçmemektedir.

Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in “Resûllerin sonuncusu” olduğunu ifade edenler, Allahû Tealâ’nın âyet-i kerimesini bilerek ya da bilmeyerek inkâr etmiş olmaktadırlar.

Öyleyse çağımızın insanı sormalı ve sorgulamalıdır;

• Acaba “Nebî” ve “Resûl” kavramları neden gerçek anlamlarından saptırılmış ve insanlık bu tuzağa düşürülmüştür? • “Nebî” ne demektir, “Resûl” ne demektir? • Nebînin görevleri nelerdir ve niçin gönderilmiştir? • Resûlün görevleri nelerdir ve niçin gönderilmiştir?

Bu soruların cevabı Kur’ân-ı Kerim’de açık ve net bir şekilde verilmiştir. Bu cevaplara ulaşmak demek, aynı zamanda Kur’ân-ı Kerim’in 2 kelimelik denklemini de çözmek demektir.

BİRİNCİ SIR