Konferansın Tanıtımı
Konuşmacı, narkotik şubeden polis memuru Tan Araz, uzman psikolojik danışman Ferhat Yıldız ve İstanbul Teknik Üniversitesi tasavvuf araştırmacısı Ümit Yavuz Yılmaz'ın konuşmalarından ve verdiği faydalı bilgilerden dolayı teşekkür ediyor. Konferans boyunca sevgi teması tekrarlanacak çünkü sevgi bizde kaldıkça yeteri hedefe ulaşmıyor, mutlaka karşı tarafa sevgimizi bildirmemiz gerekir. Allah'la ilişkilerimiz bütünüyle sevgiye dayalı olup, başlangıcı Allah'tan hoşlanmak, sevgiyle devam etmek, Allah'a âşık olmak ve sonunda Allah'a hayran olmak olarak gerçekleşir.
İnsanın Yaratılışı
İnsan eşref-i mahlukattır, meleklerden, cinlerden ve bütün mahlukattan üstün olarak yaratılmıştır. İnsan kendisinin dışındaki canlı ve cansız bütün mahlukata karşı Allah ile ilişkilerinde bir köprüdür ve Kur'an'ın Bakara Suresi 30. ayetinde Allah, yeryüzünde bir halife yaratacağını belirtmiştir. İnsan üç vücuttan oluşur: fizik beden, nefs ve Allah'ın zatından üfürülen ruh.
Nefsin Özellikleri
Nefs berzah aleminin varlığıdır ve başlangıç noktasında 19 tane hastalıkla malul olup, kin, nefret, küfür, yalan, haksızlık, zulüm, haset, düşmanlık, cehalet, cimrilik, öfke, isyan, sabırsızlık, kibir, gurur, hırs, şehvet, nankörlük, dedikodu, zan, kötü alışkanlıklar, vefasızlık, mürailik, fitne ve fesat olmak üzere 19 tane hastalığa sahiptir. Sigara alışkanlığı, alkol ve madde alışkanlığı nefsin tarlası olup, bu afetler üzerinden insan hayatını tarumar ediyor ve insanı esir alabiliyor. Bu kötü alışkanlıklardan kurtulmanın reçetesi, bizi yaratan Rabbimizin reçetesi olan kutsal kitaplardır: Tevrat, İncil ve son şeriat kitabı olan Kur'an-ı Kerim.
İnsanın Üç Vücudu
İnsanı tanımadan Allah'ın emrettiği tarza güzele dönüşebileceğini ve halifelere layık ahlakıyla ahlaklanabileceğini anlamak mümkün değildir. Nefsin manevi kalbinde 19 hastalığa ezeli ve ebedi düşman olan şeytan %100 tesir ediyor ve Kur'an'ın Kehf Suresi 50. ayetinde şeytanın bir cin olduğu tescil edilmiştir. İnsanı yeryüzünün halifesi kılan, hükümdarı kılan ve Allah'ın yeryüzündeki temsilcisi kılan olay, Allah'ın zatından üfürülen ruhtur.
İnsanın Serbest İrade ve Aklı
İnsan üç vücudun sahibi olup, Allah insana bir serbest irade vermiş, dilediğini yapabilme yetkisi vermiştir. Kur'an'ın Bakara Suresi 256. ayetinde dinde zorlama olmadığı, irşat yoluyla gayy yolu kesinlikle Allah tarafından açıklanmış ve Allah'ın sevgilisi olmak isteyenlerin tercihini Rabbinden yana kullanması gerektiğinin altı çizilmiştir. İnsan üç vücut ve serbest irade sahibi olup, aynı zamanda aklın kumandasında çalışan bir varlıktır.
Akıl ve Ruhun İlişkisi
Akıl bulunduğu ortamda şuurlanır ve Allah'ın emirlerinin yerine getirildiği, yasakların işlenmediği bir ortamda şuurlanan akıl müşaviri olan ruhun talebine uyar. Ruhta 19 tane haslet vardır: sevgi, iman, doğruluk, adalet, edep, ilim, cömertlik, sekinnet, itaat, sabır, tevazu, kanaat, şükür, ketumiyet, hakikat, faziletler, vefa, ihlas ve tevhit. Aklın devamlı olarak Allah'ın Kur'an'daki emirlerine dönük bir yapı içerisinde fizik bedenini kullanabilmesi, aklımızın pozitif ortamda şuurlanmasına bağlıdır.
Alışkanlıklar ve Bağımlılıklar
Din, Allah'ın sahibi olduğu bir sistemdir ve Allah'ın emirlerine itaat ederek, yasaklarını işlemeyerek kendimizi ona göre ayarlarsak bu dünya bir cennet olur. 24 saatlik zaman diliminde yerine getirdiğimiz aktiviteler, tekrar edildiğinde alışkanlıklara, bağımlılıklara ve tiryakiliklere götürecektir. Alışkanlık gelişimi 0-30 dakika ilgilenme noktasından başlayıp, 30 dakika-1 saat arasında düzenli hale gelmeye başlar ve 2 saatin içerisinde tekrar edildiğinde alışkanlık başlar.
İblis ve Adem Aleyhisselam
İblis, Allah'ın kendisine ruh üfürdüğü, en sevgili olarak yarattığı insanlığın atası Adem Aleyhisselam'ı ve eşini cennetine alıp, ona uyarıda bulunur. Adem Aleyhisselam, Allah'ın emrini unutup İblisin ayartmasıyla yasak ağaçtan yedi ve "Ben nefsime zulmettim" diyerek tövbe etti. Allah, Adem Aleyhisselam'ın tövbesini kabul etti ve onu hidayete erdirdi.
Tövbe ve Kurtuluş
İnsanın rabbine yakın olması, rabbine yakışır bir kul olması ve asli hedefine ulaşması mutlaka tövbe kapısından geçmesiyle mümkündür. İnsanın yozlaşmasına sebep olan kötü alışkanlıklardan kurtulmak için bataklığı kurutmak gerekir ve bu bataklığı kurutmak için Allah'ın reçetesi olan Kur'an-ı Kerim kullanılır. Her insan bir televizyon gibi iki kanala sahiptir: ya şeytanın kanalından hayatı seyredecek ve ölüm sonrası hayatı cehennem olacak, ya da Allah'ın kanalına kendisini ayarlayacak ve ölüm sonrası hayatta sekiz cennetin sahibi olacak.
Sigara ve Alkol Bağımlılığı
Sigara bağımlılığı arkadaş dizaynı içerisinde başlar; kötü arkadaş noktasında Peygamber Efendimiz "Arkadaşını söyle sana dinini söyleyeyim" buyurmuştur. Sigara içilen bir ortamda olmak, dumanı teneffüs eden kişinin pasif bir sigara içicisi olmasına ve zamanla aktif içici hale gelmesine sebep olur. Bağımlılıktan kurtulmanın altın anahtarı bir dilektir; kalpten Allah'a ulaşmayı dilemek.
Allah'ın Sevgisi ve Mutluluk
Allah, insanın annesinden milyar kat daha fazla onu seviyor ve Allah bütün mekanlarda, bütün zamanlarda anında insanla beraberdir. İnsanın mutlu bir hayatı yaşayabilmesi için olmazsa olmaz şart Allah'tan geçer ve Allah'la bile olmaktan geçer. Adem Aleyhisselam'dan kıyamete kadar dünya hayatına gelebilecek ne kadar insan varsa, Allah'la bile olmadığı, Allah'a mukarreb olmadığı, Allah'ın emirlerine itaat etmediği takdirde dünyada iki yakası bir araya gelmez ve ölüm sonrası hayatta cehennemler kendisini bekler.
Hidayet Çağında Kur'an
Herkes bir televizyon gibi kendi kullanımı kendisine teslim edilmiş, kendisini Allah'ın kanalına ayarlayabilir. Hidayet çağında herkes Kur'an'daki hidayetle tanışacak ve anlayacak ki bütün mutlulukların yegane adresi Kur'an'daki hidayetin yaşanmasıdır. Kur'an diyenler kazanacak, mutlu olacak, Allah'ın dostu olacak ve etrafına nur saçacak; Kur'an diyenler kendilerini sevmeyenleri de severler ve hayata sevgi gözlükleriyle bakarlar.
Allah'ın Zikri ve Zikrin Önemi
İnsanlar sigara içenlerin dumanında veya Allah'ın zikir sohbetini dinleyen kişiler arasında tercih yapabilir, ancak sigara içenlerin yanında iğrenme hissi vardır. Alkol bağımlılığı bir müddet sonra sarhoş hali bizi kapladığında birçok suçlara bulaşmamızı sağlar. Çağımız her şeyin suni bir mecrada yürüdüğü bir çağ olmasına rağmen, insanlar Allah'ın kendilerine bahşettiği güzellikleri bilmedikleri için her şeyi deniyorlar.
Allah'a Kul Olmanın Anlamı
Yunus, Mevlana, Hacı Bektaş Veli gibi kişiler yaratılış gayesinin hedefine yolculuk yapmış, önce ruhunu, sonra fizik vücut, nefsini ve en son iradesini Allah'a teslim etmişlerdir. Allah'a kul olmak iradenin tesliminden geçer, çünkü artık o kişi kendi kullanımında değildir ve Allah'ın Kur'an'daki emirleriyle hayatını yaşamaktadır. İnsanlar Ali İmran suresinin 119. ayeti kerimesinde Allah'ın "Siz müminler böylesiniz, siz sizi sevmeyenleri de seversiniz çünkü siz kitabın tamamına iman edersiniz" dediğini unutuyorlar.
Zikrin Bilimsel Açıklaması
Allah'a ulaşmayı dileyenlerin sağlaması Allah'ı zikretmektir, zikir kainatın şifresidir. Nükleer fizikçi Maxwell, hidrojen atomunun çevresindeki elektronların hareketini tespit etmiş ancak elektronları hareket ettiren kuvvetin nerede olduğunu bilemeden hayattan göçmüştür. İsra 44'te Allah, yedi kat gökler ve yerler arasında yarattığımız canlı ve cansız her şeyin kendi lisanıyla "Allah" dediğini, bunun adı Kur'an-ı Kerim'de tesbihtir, ancak insanın serbest iradesiyle isteyerek Allah demesinin adının zikir olduğunu belirtmiştir.
Zikrin Sonuçları
Allah'ın kanalına kendinizi ayarlayabilirseniz, zikrettiğiniz oranda Allah size güzel manzaralar gösterecektir. Daimi zikre ulaştığınızda kalbinizin kulağını ve gözünü açacak, 24 saat zikredeceksiniz ve Allah sizi o kadar sevecek ki tarifi gayri mümkünsüz olacaktır. Yunus suresinin 39. ayeti kerimesinde Allah, ilmini ihata edemediği şeyi yalanlayanların olduğunu belirtmiştir.
Allah'ın Velileri
Allah bizi o kadar muhteşem yaratmış ve kendisine yakın kılmış ki, bütün insanlardan kendisine dost olmasını istemektedir. Kur'an-ı Kerim'de geçen "veli" demek "dost" demektir ve Allah bütün insanların kendisine veli olmasını istemektedir. Yunus suresinin 63. ayeti kerimesinde Allah, Allah'ın velileri için korkunun olmadığını, onların mahsun olmadığını ve amenu olup takva sahibi olduklarını belirtmiştir.
Tabiiyet ve İman
Mürşitsiz Kur'an din yaşanabilir değildir, Kur'an'ı kalbine indirenler sahabe gibi olmak istemektedir. İman, Hz. İsa'nın buyurduğu gibi Allah'ın gönderdiğine tabi olmaktır. Eğer tabiiyeti Kur'an ayetleriyle anlayamazsanız, Kur'an'daki İslam'ı yaşayamazsınız, sadece dilde olur ama kalbinize inmez.
Allah'a Davet
Allah bizden hamele-i Kur'an olmamızı, yani Kur'an taşıyıcıları olmamızı istemektedir. Kur'an'ı kalbine indiren birisi sahabe gibi olmak istemektedir. Allah'a davet, Enfal 24, Yusuf 108, Yunus 25, Nahl 125, Hac 67, Kasas 87 ve Fussilet 33 ayetlerinde Allah'ın davetini göreceksiniz.
Allah'ın Tecelli Etmesi
Allah'a ulaşmayı dileyin, bu dileğin dilden değil kalpten olmalıdır. Kalpteki talebi Allah anında görür, işitir ve bilir. Allah'ın tecelli ettiği zaman, Allah'a açılan kapıları bir bir açar, şeytanın kapılarını kapatır.
Fıtrat ve Allah'ın Kapıları
Fıtratın özelliği başlangıç noktasında şeytanın bütün kapılarının açık, Allah'ın bütün kapılarının kapalı olmasıdır. Nihayetinde Allah'ın bütün kapıları açık, şeytanın kapıları kapalıdır. Önemli olan, şeytanın adeta bütün kapılarının sizde açık olduğu bir noktadan sizi alıp Allah'ın kapılarını %100 açık, şeytanın kapılarının %100 kapalı olduğu bir noktaya getirmektir.
Şeytanın Tesiri ve Allah'a Ulaşmanın Önemi
Yaşayanlar asrı saadeti yaşamışlardır, ancak fıtratının bidayeti şeytanın kapılarının açık, Allah'ın kapılarının kapalı olduğu bir dizayn olarak tanımlanmaktadır. Şeytanın tesiri, Allah'ın rahim esmasıyla harekete geçerek dört ayet gereğince hayatınızdan çıkartılabilir. Zumer 17'de Ne diyor Allahu Teala? Tagut; şeytan şeytanlar, cin şeytanlar ve insan şeytanların topuna birden verilen isimdir.
Allah'a Ulaşmanın Yolları
İnsan şeytanın kuluyken Allah'ın en üst seviyedeki salih kulu olmak istiyorsa, kalben Allah'a ulaşmayı dileyerek şeytanın tesirinden kurtulabilir. Allah, kalben ulaşmayı dilediğiniz an rahim esmasıyla tecelli ederek gözünüzdeki, kulaklarınızdaki ve kalbinizdeki engelleri kaldırır. Enfal 29'a göre günahları örtülür tek bir dilekle birinci kat cennetin ve yedi furkanın sahibi olur kişi. Furkan demek hakkı batıldan ayıran demektir.
Mürşide Ulaşmanın Önemi
Allah, kalbinize mürşit sevgisini yerleştirir, kalbinize hidayetle ulaşır ve kalbinizi kendisine çevirir. Mürşit, nefs hastalıklarının doktorudur ve Allah'ın peygamberleri, veli mürşitler ve Allah'ın dostları bu hastalıkların doktorlarıdır. Her devirde Allah, devrin imamı olarak tüm insanların kalbindeki hastalıkların doktorunu zikreder ve haccet namazı kılıp mürşidinizi Allah'tan istediğiniz an Allah size gösterecektir.
Nefs Hastalıklarını Temizleme
Mürşidinize ulaştıktan sonra yapmanız gereken şey, sizi kötü alışkanlıklara götürecek olan nefsin afetlerini tamamen temizlemektir. İki tür mücadele vardır: bataklıktan üreyen sineklerle uğraşmak veya bataklığı kurutmak; Allah'ın reçetesi bataklığı kurutmaktır. Mürşidinize ulaşıp tabi olduğunuz an size bir reçete, bir ilaç verilecek ve her türlü kötülüğün ilacı hayatınızdan onu temizleyecek olan anahtar Allah isminin tekrarıdır.
Zikrin Önemi
Allah isminin tekrarı üç şekilde Kur'an'da geçer: Muzzemmil suresinin 8. ayeti kerimesinde Allah'ın ismini zikret ve her şeyden kesilerek Allah'a dön, Ahzab suresinin 41. ayeti kerimesinde çok zikir ve Nisa 103'te daimi zikir. Az zikirle ruhunuz teslim olurken, çok zikirle ruhunuz ve fizik vücudunuz teslim olur. Mürşide ulaşıp tabi olduğunuz an yedi kalp şartının ve yedi nimetin sahibi olacaksınız.
Nefs Tezkiyesi ve Zikir
Kendinizi bir televizyon olarak düşünün, kanalı iradenizle ayarlayacaksınız. Nefs tezkiyesinde Allah ismini tekrar ettiğiniz an Allah'ın katından göğsünüze gelen iki çift nur, göğsünüzden açılan yoldan gidip kalbinize yerleşir. Allah'ın katından salavat ve fazıl, rahmet taşıyıcı ve fazıllar kalpte kalıcı, salavat bağlayıcıdır.
Zikrin Faziletleri
Sigara, alkol ve madde bağımlılığı iptilalardır, ancak kanalınızı Allah'a ayarlarsanız faziletlerin sahibi olacaksınız. 19 fazilet size bu dünyadayken kalp gözünüzle cenneti gösterecek, gök katlarını gösterecek ve Tövbe-i Nasuh'a götürecek. Daha ötesine geçtiğiniz zaman televizyonunuzda Allah zatını size gösterecek.
Zikrin Etkileri
Allah Resulü hadisinde "Yerime, göğüme sığmadım ama nereye sığdım? Mümin kulumun kalbine sığdım" demiştir. Zikre başladığınızda şeytana karşı galip olursunuz ve 15.000 zikirle levvameye geçersiniz. 17000 zikirle nefsinizin manevi kalbinde %14 nur oluşur, ruh ikinci gök katına yükselir; 19.000 zikirle nefsinizin manevi kalbinde biriken nur miktarı %21 fazıllar olur, ruh üçüncü gök katına yükselir; 21.000 zikirle nefsinizin manevi kalbinde biriken nur miktarı %28 olur, ruh dördüncü gök katına yükselir.
Allah'ın Sevgisi ve Kalplerin Birleşmesi
Mal alışverişi sebebiyle sevgi oluşabilir, ancak Allah'ın sevgisi bu değildir; Allah'ın sevgisi kalplerde sevgi oluşturmaktır. Al İmran 103'te Allah, dinde fırkalara ayrılmamayı ve Allah'ın nimetini zikretmeyi emreder. Enfal 63'te Allah, dünyanın hepsini ve ikinci bir dünyayı da üzerine katsanız bile sevgiyi bir insanın kalbinde oluşturmak için çalışırsanız yapamazsınız, onu sadece Allah yapar.
Kalben Allah'a Ulaşmayı Dilemek
Allah'ın kalbinize sevgiyi oluşturmasını istiyorsanız, kalben ulaşmayı dilemelisiniz. Bir bedevi Resulullah'a cennete gitmek istediğini, namaz kılamadığını, oruç tutamadığını, zekat, hac hiçbirisini yapamadığını söylüyor. E neyi yapıyorsun? Bedevi diyor ki ben seni çok seviyorum. İşte herkes sevdiğiyle beraber. Kurtuluş senedi Allah sevgisidir, ancak bu sevginin kalpte olması şarttır.
Mürşit Sevgisi ve Allah'ın Hidayeti
Dileyip dilemediğinizin belirtisi mürşit sevgisidir; mürşit sevgisi kalbinizde varsa, Allah mutlaka hidayetle kalbinize ulaşır ve sizi mürşidinize ulaştırır. Allah, mürşidinize ulaştırırken yedi furkanın sahibi olarak, on iki tane ihsanla o kişinin ruhunu kendisine ulaştırır. Allah, sadece dilediğiniz için üç tane cennet dünya saadetinin yarısını herkese garanti eder.
Allah'ı İstemek ve Hayra Vesile Olmak
Allah, "Ey mutmain olan nefs, sen rabbinden razı, rabbin senden razı ol, rabbine dön, gir kullarım arasına gir cennetime" der. Allah'ı istemek, Allah için yaşamak demektir; başkaları için yaşamak demektir. Fussilet 33'te Allah'a davet eden, ben nefs tezkiyesi yaptım diyen ve teslim olan kimseden daha güzel sözlü kim var?
Hayra Vesile Olmanın Mükafatı
Allah'ı istemek, Allah için yaşamak demektir; başkaları için yaşamak demektir. Nisa 85'te hayra vesile olursanız o hayrın aynısı size verilir, şerre vesile olursanız o şerrin aynısı size yazılır. Ankebut suresinin 12 ve 13. ayetlerinde kafirler müminlere "Gelin bizim yolumuza tabi olun, günahlarınızı biz yüklenelim" diyorlar. Kur'an-ı Kerim'deki evrensel kanun ne kimse kimsenin günahını yüklenmez.
İnsanların Mutluluğuna Vesile Olmak
İnsanların mutluluğuna vesile olmak gerekir; insanların mutluluğuna vesile olursanız, Allah da size aynı mutluluğu yaşattırır. Hayat mutluluktan, dostluktan ve sevgiden ibarettir. Hayatımızda sigara ve madde bağımlılığı Allah'ın yolunu bilmeyenler ve Allah'a ulaşmayı dilemeyenlerin özellikleridir.
Bataklığı Kurutmak ve Allah'ın Reçetesini Kullanmak
Palyatif reçetelerle değil, sineklerle mücadele ederek değil, bataklığı kurutarak Allah'ın reçetesini onlara vermek gerekir. Yeşilay grubuna katılıp sigaraya karşı mücadele verebilirsiniz. Başarırsınız veya başarmazsınız. Ne olur? Bu sefer sigaradan kurtulan alkole bulaşır. Ondan kurtulan başka bir şeye bulaşır. Ama biz gelin diyoruz ki rabbimizin reçetesini kullanalım. Bataklığı kökünden kurutalım. Daimi zikrin sahibi, daimi hayırda yarışanlardan birisi olursanız, Allah size yedi kat cenneti gösterecek ve kendisine yükseltecek.
Serbest İrade ve Allah'a Davet Etme
Serbest iradenin sahibi sizsiniz; iradeniz afetlere karşı koyan bir güç. İradenizi ya kötü kullanırsınız Allah'a karşı düşmanlıkda, ya da iyi kullanırsınız Allah'a karşı dostlukda. Allah'a dost olup iradenizi kullananlarından olmak, Allah'a davet edenlerden olmak ve zikredenlerden olmak isteyebilirsiniz.
Allah'ın En Üst Seviyedeki Dostu Olmak
Allah'ın evi gönüllerdir; gönüller yapmaya gelmek gerekir. Nurun ala nur, yapmamız gereken şey kalben ulaşmayı dilemek, hacet namazıyla Allah'ın bize gösterdiği mürşide tabi olmak ve arkasından zikir, çok zikir ve daimi zikirle Allah'ın en üst seviyedeki dostu olmaktır. Dinimiz teslim dini; ruhunuzu, vechinizi, nefsinizi Allah'a teslim ederek televizyonunuzu Allah'a ayarlayarak Allah'ın televizyonunuzda bütün güzellikleri size temaşa ettirerek en üst seviyedeki Allah'ın dostu olmanızı dileyerek sözlerimi burada tamamlıyorum.