Konferansın Açılışı
Konferans, sevgi ve mutluluk konulu olup, UPF Hollanda Genel Sekreteri Dr. Willem A. Koetsier ve Aziz Petrus Papazı Bayan van Dealer'in desteğiyle gerçekleşmiştir. Allah'ın insanlardan istediği bir ve beraber olmak, birbirini sevmek, birbirine yardımcı olmak ve hayatı sevgiyle yaşamaktır. Sevginin var olduğu yerde insanların peşinden koştuğu huzur, saadet ve mutluluk vardır.
Allah'ın Tekliği
Kainatın sahibi olan Allah, zamanı ve mekanı kullanmayan, yaratıcı olarak sadece Allah'ı düşünmemiz gerekir. Fizikçi olmam hasebiyle tek noktadan başlayan bir yaratılış zinciri; üç asıl ve üç ile karşı olmak üzere altı tane alem vardır. Allahu Teala hiçbir şeyi boşuna yaratmaz, hiçbir şeyi başıboş bırakmamıştır ve her şeyi sonsuz kudretiyle kontrol altında tutmaktadır.
Kutsal Kitaplarda Allah'ın Tekliği
Tevrat'ta, İncil'de ve Kur'an-ı Kerim'e göre kesinlikle Allah tektir. Tevrat ayetlerine göre "Dinle İsrail, Rabbimiz Allah, bir olan Allah'tır." İncil ayetine göre "Yahudi-Grek ayrımı yoktur, aynı Rab hepsinin Rabbidir, kendisine yakaranların hepsine karşı eli açıktır." Kur'an-ı Kerim'e göre "Sizin ilahınız tek bir ilahtır, ondan başka ilah yoktur, o, Rahmandır ve Rahimdir."
İnsanın Yaratılışı ve Cennet
Kainatı yoktan var eden, enerjiyi maddeye dönüştüren, suda başlayan bir canlı hayat, çeşitli canlı türleri, en son bu mekanda maymunlarla noktalanan bir yaratılış zinciri vardır. İnsan bu zincirin devamında yaratılmadı, Allah insanı kendi katında yarattı ve yeryüzüne indirdi. İnsanın atası olan Adem Aleyhisselam, İblis Allah'ın emrine isyan edince Allahu Teala onu huzurundan kovuyor fakat Adem ve eşini cennetine koyuyor.
Cennetten Düşüş ve Hidayet
Cennetteyken Allah onlara tembihte bulunuyor: "Ey Adem ve eşi Havva, sakın bu ağaçtan yemeyin, şeytan da sizin baş düşmanınız." İnsanın nefsi var ve nefste şeytanın yüzde yüz tesir edeceği on dokuz tane hastalık vardır. İblis bu hastalıklara tesir ederek Allah'ın verdiği öğüdü onlara unutturuyor ve yasağı çiğneyerek Allahu Teala onlara sesleniyor: "Ne yaptınız ey Adem, biz nefsimize zulmettik." Allah, Adem'e "Sizin için de dünya hayatında belli bir vakte kadar geçim vardır, ama mutlaka benden size hidayetçiler gelecek" diyor.
İman ve Din
Huzur ve mutluluğu hem bu dünya hayatında hem de ahirette yaşamak istiyorsak kesinlikle başlangıcı bidayeti Rabbimizin tekliğine iman etmemiz gerekir. Allah'tan başka ilahlar olsaydı, aralarında kavga olurdu ve yer ve gökte fesada uğrardı. Allah'ın kutsal kitaplarda bize hitap ederek "sakın dinde fırkalara ayrılmayın" dediğini görüyoruz. Yahudilik, Hristiyanlık, Müslümanlık ve başka adlarla inançlar olarak devreye giren bu fırkalaşma yoktur, sadece tek din vardır.
İbrahim'in Hanif Dini
Tevrat ayetlerine göre "Rab Abraham'a dedi ki: Ülke ve akrabalarını bırak, benim göstereceğim yere git, seni büyük bir millet yapacağım, yeryüzündeki bütün milletler senin aracılığınla kutsanacak." İncil ayetine göre "Benim Rab olduğumu anlayacak bir yürek vereceğim onlara, onlar benim halkım olacaklar, ben de onların Allah'ı Rabb'i olacağım çünkü bütün yürekleriyle bana dönecekler." Kur'an-ı Kerim'e göre "Ali İmran 67'de Hazreti İbrahim ne Yahudi ve Nasrani olmadı fakat Hanif, Allah'ın tek oluşuna, ölmeden önce ruhun Allah'a ulaşmasına inanan, Allah'a teslim olan bir Müslümandı."
Peygamberlerin İbrahim'in Dinine Tabi Olması
Allah, Peygamber Efendimiz'e "Babanız İbrahim'in dinine uyun" diyor. Hazreti İsa Aleyhisselam'a da Allah emrediyor: "Babanız İbrahim'in dinine tabi ol." Hazreti Musa Aleyhisselam'a da emrediyor: "Babanız İbrahim'in dinine tabi ol." Dinde örnek seçilen babamız İbrahim Aleyhisselam, dinin bidayetinde yedi safha ve teslimin hayata geçirilmesinde Hazreti İbrahim var.
Allah'ın Uyarısı
Allah-u Teala bizi uyarıyor: "Enam Suresi'nin 159. ayeti kerimesinde Allah diyor ki: Muhakkak ki onlar onların dinini tebrik ettiler, parça parça ayırdılar, grup grup oldular senin onlarla bir ilgin yok." Allah dinde fırkalara ayrılanlara, grup grup olanlara yardımını vermiyor. Allah'ın tekliğine iman eden ve dinde babamız Hazreti İbrahim Aleyhisselam'ın milletine tabi olan inanç üzerine yardımını bina ediyor.
Dinin Tekliği ve Şeriatı
Tevrat ayetine göre "Rab'be hizmet etmek, onun adını sevmek, Kulu olmak için O’na bağlanan yabancıları, … Antlaşmama sımsıkı bağlı kalan herkesi, Kutsal dağıma getirip dua evimde sevindireceğim çünkü evime ‘Bütün ulusların dua evi denecek.’ İncil ayetine göre Matta 5: Kutsal yasa 17.20. Kutsal yasa'yı ya da peygamberlerin sözlerini geçersiz kılmak için geldiğimi sanmayın, ben geçersiz kılmaya değil, tamamlamaya geldim." Kur'an-ı Kerim'e göre "Şura 13. ayet-i kerimede Allah dinde Hazreti Nuh'a vasiyet ettiği şeyi, şeriatı, dini ikame edin, dinde fırkalara ayrılmayın diye Hz. İbrahim'e, Hazreti Musa'ya, Hazreti İsa'ya vasiyet ettiğimiz şeyi sana da vahyederek size de şeriat kıldık."
Şeriatın Yedi Safha ve Dört Teslimden Oluşması
Şeriat yedi safha ve dört teslimden oluşmaktadır. Birinci safha Allah'a ulaşmayı dilemektir. Allah'a giden yol sevgiden geçer, dini ve imanı yaşayabilmek sevgiden geçer. İncil'deki bir ayet: "Allah'ı sevdiğini iddia edip kardeşini sevmeyen yalancıdır."
Sevgi ve Mutluluk
Kim gördüğü kardeşini sevmiyorsa, görmediği Allah'ı nasıl sevdiğini iddia edebilir. Allah'a göre bizi birbirimize bağlayan nefret değil sevgi, düşmanımız olan şeytan nefreti körüklüyor. Sevgi şu kâinatın esasını teşkil ediyor, Allah'ın tüm insanlar için vaaz ettiği hedef mutluluk ve huzur sevgiden geçer. Sevgisiz bir mutluluk hiç kimse için mümkün değil, sevgi mutluluğun anahtarıdır. Hayatı anlamlı hale getiren, bu dünyada herkese cenneti yaşattıran, ölüm sonrası hayatta da Allah’ı herkese dost kılan, cennet hayatını garanti eden iki kelime: "Sevelim ve sevilelim."
Allah'ı Sevmek ve Kalpten Ulaşmak
Konferansın amacı, Allah'ı sevmek ve kalpten Allah'a ulaşmayı dilemektir. Seven sevdiğine koşar, korkan korktuğundan kaçar; bu nedenle Allah'ı sevmek ve ona ulaşmayı dilemek önemlidir. Kalpten Allah'a ulaşmayı dilemek, sekiz buçuk milyar insanı birbirine bağlayacak olan üç kelimeden oluşan bir duadır.
Allah'ın Varlığı ve Dostluğu
Allah, zamanı ve mekanı kullanmayan, zamanı sıfırlayabilen tek güçtür ve her zaman insanlarla beraberdir. Kur'an-ı Kerim'de Allah, Hz. İbrahim'i "dostum" olarak tanımlamıştır. Kalpten Allah'a ulaşmayı dileyen kişi Allah'ın dostudur, ancak kalpten ulaşmayı dilemeyen kişi şeytanın dostudur.
İnsanın Yaratılışı
Üç kutsal kitap (Tevrat, İncil ve Kur'an-ı Kerim) insanın fizik bedenle yaratıldığını belirtmektedir. İnsanın fizik bedeninin bir uzvu olan beyin, akıl vasıtasıyla bedene kumanda eder. İnsanın iki müşaviri vardır: nefs ve ruh.
Nefsin Yapısı ve Şeytan
Üç kutsal kitaba göre insan bir nefsle yaratılmıştır. Nefsin yapısında on dokuz tane hastalık vardır: kin, nefret, küfür, yalan, haksızlık, zulüm, haset, düşmanlık, cehalet, cimrilik, öfke, isyan, sabırsızlık, kibir, gurur, hırs, şehvet, nankörlük, dedikodu, zan, kötü alışkanlıklar, vefasızlık, mürailik, fitne ve fesat. Bu on dokuz hastalığın hepsine tesir eden düşman olan İblis (şeytan) vardır. Allah, Hz. Adem'e ruhundan üfürmüş ve meleklere ona secde etmelerini emretmiştir. İblis, Allah'ın emrine isyan etmiş ve bu dünya hayatına gönderilmiştir. İblis, insanlara sürekli vesvese verir ve onları fakirlikle korkutarak fuhşiyatı emreder.
Dostluk ve Sevgi
İnsanlar birbirlerine düşman olmak için değil, birbirlerini sevmek, el ele, gönül gönüle bir ve beraber olmak için yaratılmıştır. Geleneksel din tatbikatında insanlar dini kutsal kitaplardan öğrenmedikleri için ruhu din tatbikatından çıkarmışlardır.
Allah'ı Zikretmek
Rabbimiz kalpten dileyenin üzerine rahim esmasıyla tecelli ediyor ve rahmetini ona gönderiyor. Allah ismini tekrar eden kişi kalpten dilemektedir. Allah'ı zikretmek, üç kutsal kitapta en büyük ibadettir
Hidayet Çağında
Tevrat, İncil ve Kur'an-ı Kerim'e göre din tek, yasa tek ve insanın yaratılışı aynıdır. Bu dünyada en kolay şey mutlu olmak, birbirimize dost olmak ve el ele, gönül gönüle bir ve beraber olmaktır. Bu dönem hidayet çağıdır ve şeytan, insanlara kutsal kitapları unutturmuştur.
Hidayet Çağının Anlamı
Hidayet çağı, Tevrat'ın, İncil'in ve Kur'an'ın yaşanacağı çağıdır. Herkes kutsal kitaplardaki dinini yaşaması gerekir; Yahudiler Tevrat'ı, Hristiyanlar İncil'i, Müslümanlar Kur'an'ı kendilerine göre değiştirmeyecekler, kutsal kitaplara göre değişecekler. Bu durumda tadına doyum olmaz, halk arasında farklar olmaz ve herkes kardeş olur.
Sevginin Önemi
İnsanlar çocukluk döneminde hiçbir şey bilmezler, ancak akıl baliğ olduktan sonra bir eğitimin içerisinden geçerler. Allah'ın istediği kutsal kitaplardaki sevgiyi öğrenmek, yaşamak ve öğretmektir. İnsanlık şu anda bir kaosu yaşıyor ve Allah Resulü 14 asır evvelinden haber vermiş ki bir zamanlar gelecek Kur'an'ın resmi İslam'ın ismi kalacak ama insanlar İslam'dan en uzak kişi olacaklar.
Hidayetin Hedefi
Kutsal kitapların hepsinin hedefinde hidayet vardır ve hidayetin hedefinde mutluluk vardır. Sevgi mutluluğun anahtarıdır ve yücelmenin merdivenidir. Hayattan tat almak ve kam almak için sevgiyi öğrenmek, yaşamak ve öğretmek gerekir.
Yedi Safhanın Özeti
Birinci safha: Tevrat'a, İncil'e ve Kur'an-ı Kerim'e göre Allah'a ulaşmayı dilemek. İkinci safha: Mürşide tabi olmak. Üçüncü safha: Ruhun Allah'a teslimi. Dördüncü safha: Fizik vücudunda Allah'a teslimi. Beşinci safha: Nefsin Allah'a teslimi. Altıncı safha: İrşada ulaşmak. Yedinci safha: Salah'a ulaşmış olmak.
Allah'ın Emirleri ve Sevgi
Kur'an-ı Kerim'de "düşmanlarınızı sevin, sizden nefret edenlere iyilik yapın, size lanet edenler için iyilik dileyin, size hakaret edenler için dua edin" emri verilmiştir. Ali İmran Suresi 19. ayette "onlar sizi sevmezler, siz onları seversiniz" denilmiştir. Allah'ın 99 esmasından biri El-Kadirdir, yani Allah her şeye kadir, kullar için imkansız olan Allah için çok kolaydır.
Allah'a Dost Olmanın Önemi
Bu dünyada en üst seviyedeki sır Allah'a dost olmaktır, kalben Allah'a ulaşmayı dilemektir. Allah katında söz değiştirilmez, Allah bir sözü verdi miydi mutlaka yerine getirir. Kalpten ulaşmayı dileyenler, Allah'ı sevenler insanları sevenlerdir çünkü Yunus'un ifadesi yaradılanı severiz ama kimden ötürü? Yaradan'dan ötürüdür.
Sevgi ve Teslimiyet
Allah sevgisi karşılıksızdır, sadece bir dileği gerektirir: kalpten ulaşmayı dilemek. Hani yine bir Allah dostu demiş ki, "Ben veriyorum o veriyor. Ben veriyorum o veriyor. Biz birbirimizle yaşıyoruz." Sevgiyi de bu şekilde paylaşmamızı istiyor. Mevlana'nın "Yetmiş iki millete sevgi gözüyle bakmayan halka müderris olsa hakikatte asidir." sözü, tüm insanları sevmeyi vurgulamaktadır. Allah zorla bir şey yapmamızı istemiyor, sadece kalbimizi ona tahsis etmemizi istiyor.
Sevginin Paylaşılması
Yeryüzündeki akarsular gibi, sevgiyi de baraj kurup enerji üretip insanlara yansıtmalıyız. Nefsimizi Allah'a teslim ettiğimiz an Allah'a âşık olanlardan olacağız ve kalbimizde Allah sevgisinden başka bir şey olmayacak.
Allah'ın Halifeleri
İnsanlar dünyayı elde etmekte birbiriyle yarış halindeler, ancak Allah diyor ki "siz benim halifemsiniz". Allah'a teslim olduğumuz an mülkün sahibi Allahu Teala mülkü bize teslim ediyor. Salih kullar sadece daim-i zikre ulaşmış değiller, yerin göğün meleklerini gören kişiler değiller, Allah'ın zatını da görenlerdir.
Hayatın Kolaylığı
Hayat çok kolaydır, Yunus'un dörtlüğüyle ifade edilebilir: "Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım." Kalpten ulaşmayı dilemek, Allah'ı sevmek, insanları sevmek ve onlar tarafından sevilmek bu dünyada mutlu huzur yaşamanın yolu. Allah'a ulaşmayı dilerseniz, Allah rahim esmasıyla tecelli eder ve size bütün güzellikleri yaşatır.
Allah'ın Rahim Esması ve İnsan Gelişimi
Plasenta içinde ana rahmindeki çocuğun gelişimi gelişigüzel değil, frekansla Allah'ın katından idare ediliyor. Allah, ana rahminde insanı şekillendirirken, ahiret hayatını yaşayabilmesi için de yeni bir format atıyor. Allah, dünyayı isteyen kişiye dünyayı verirken ahirette nasibinin olmadığını buyuruyor. Ama Allahu Teala, sen ahirette cennete gitmek istiyorsan benden beni dileyeceksin. Ben de rahim esmasıyla sana tecelli edeceğim ve seni ahirette cennete girebilecek olan değişikliği sende ben yapacağım diyor.
Allah'ın Rahim Esmasının Etkileri
Allah, rahim esması ile tecelli ederek kapalı olan gözleri, kulakları ve kalbi açıyor. Allah, insanı dört kalp şartının sahibi kılıyor; hidayetle ulaşıyor, kendisine çeviriyor ve nur yolunu açıyor. Allah üzerlerinde işlem yapıyor.
Elektronlar ve Külli İrade
Elektronlar devamlı hareket halinde olmasına rağmen, onları hareket ettiren bir itici kuvvetin olması gerekir. Kur'an-ı Kerim'de İsrâ Suresi 44. ayette "Yedi kat gökler ve yerler devamlı olarak onu tesbih ediyorlar" denilmiştir. Elektronlar dönmüyor, döndürülüyor; onları döndüren Allah'ın külli iradesidir.
Elektronların Hareketi ve Kâinatın Dengesi
Elektronun çekirdek etrafında tam bir devir yapabilmesi için iki kere Allah'tan enerji alması gerekir. Küçük eksen noktasında hız en büyük, manyetik alan en düşük; büyük eksen noktasında manyetik alan en yüksek, hız en düşük olur. Kâinatın dengesi Allah tarafından korunur.
Kâinatın Allah'a Secde Etmesi
Kainattaki her zerre Allah'a secde ediyor. Hani ne diyordu İncil'deki ayeti kerime? Ya İsa diyor biz Allah'ın adını andıkça cinler bize hizmet ediyor. Şimdi bugüne bakarsanız Allah'ın adını anmayanlar cinlerin elinde oyuncak. Çünkü Allah'ın emrine itaat etmiyorlar. Laboratuvarda yapılan incelemelerde sivri sineğin de Allah ismini tekrar ettiği tespit edilmiş.
Allah'ın İsmini Zikretmek
Allah'ın ismini zikretmek, kainattaki sırların kapısının açılmasını sağlar. Allah dostları "Ehl-i dünya, dünyada ehl-i ukba ukbada, her birisi bir sevdada ama bana ne gerek? Bana Allah'ım gerek" demişler. Allah'ın rahim esması ile üzerinizde işlem yapması lazım. Neyle yapacak? En üst seviyedeki kanun liyakat ve mükafat kanunu ile.
Hayatın Tek Gayesi
Hayatın tek gayesi sevgi, sevgiyi öğrenmek, yaşamak ve öğretmektir. Bu yolun yolu dünya hayatını yaşarken Allah'ın emaneti olan ruhu Allah'a teslim etmektir. Hayatta bir mürşit olması gerekir, okyanusları tek başına yüzerek geçemezsiniz, bir gemiye ve o geminin kaptanına ihtiyacınız var.
Tövbe ve Mürşide Tabiiyet
Tövbe kapısından geçildiğinde, Tevrat'ta, İncil'de ve Kur'an-ı Kerim'e göre mürşide tabiiyet sağlanır. Tövbe kapısından geçildiğinde kainattaki en büyük ibadet olan zikir dersi verilir. On iki saatin altındaki zikir Allah'tan hoşnut kılmaya, on iki saatin üstündeki zikir Allah'ın dostu kılmaya, daimi zikir Allah'a aşık kılmaya götürür.
Ruhun Allah'a Teslimi
İnsanın kâmil insan olabilmesi için hayatta iken ruhun Allah'a teslimi gerekir. Hz. İsa ruhunu Allah'a teslim etmiş mi? Evet. Havariler teslim etmiş mi? Evet. Rabbani teslim etmiş de evet. Hz. Musa etmiş mi? Evet. Peygamber efendimiz teslim etmiş mi? Evet. Sahabe teslim etmiş mi? Evet. Hepsi teslim etmişler. Ulaşmayı dilemişler. Mürşide tabi olmuşlar ve ruh teslimine ulaşmışlar. Nefs-i emmarede 15.000, nefs-i levvamede 17.000, nefs-i mülhimede 19.000 nefs-i mutmainnede 21.000, nefs-i raziye'de 23.000, nefs-i marziye'de 25.000, nefs-i tezkiye'de 33.000 zikirle ruh gök katlara yükselir.
Dini Yaşamak
Herkes kendi kutsal kitaptaki dini yaşayacak: Yahudiler Tevrat'ı, Hristiyanlar İncil'i, Müslümanlar Kur'an'ı yaşasalar bu dünya cennet olur.