Dr. Abdulcabbar Boran ile Sahabenin Yaşadığı Kur'an'daki İslam Paneli | İzmir

10 Nisan 2026


Kur'an'daki İslam ve İki Cihan Saadetinin Kapılarını Aralayan Büyük Buluşma

Modern çağın karmaşası, teknolojik hızı ve bitmek bilmeyen koşturmacası içinde kaybolan günümüz insanı, farkında olmadan büyük bir manevi buhranın eşiğinde yaşamaktadır. Maddi zenginliklerin, makamların ve geçici heveslerin gölgesinde aranan ebedi huzur, ne yazık ki insanlığı her geçen gün daha derin bir tatminsizliğe ve çatışma ortamına sürüklemektedir. Tasavvufu Öğrenmek ve Yaşamak Federasyonu tarafından gerçekleştirilen bu özel panel, tam da bu küresel arayışa, insanlığın tek ve gerçek hayat kitabı olan Kur'an-ı Kerim'in aydınlığından köklü bir cevap sunuyor.

Nefsin 19 Hastalığından Manevi Şifaya Yolculuk

Etkinlik kapsamında, insanın sadece et ve kemikten oluşan bir fizik bedenden ibaret olmadığı gerçeği, ayetlerin rehberliğinde titizlikle ele alınıyor. İnsanoğlunun iç dünyasını esir alan kin, nefret, kibir, haset ve öfke gibi 19 temel manevi hastalığın analizi yapılırken; Hz. Mevlana'nın tarifiyle asrın manevi hekimlerinin bu dertlere sunduğu Kur'ani reçeteler masaya yatırılıyor. Kainatın özünü kendi içinde taşıyan insanın, iç sesle yükselen gizli zikir vasıtasıyla şeytanın fücur kapılarını nasıl kilitleyeceği ve manevi koruma kalkanlarını nasıl devreye sokacağı çarpıcı örneklerle gözler önüne seriliyor.

Asr-ı Saadet Ahlakı ve Kuantum Boyutunun Kesişimi

1400 yıl evvel birbirinin can düşmanı olan bedevileri tek bir samimi niyetle can dostu haline getiren teslimiyet sırrı, günümüz dünyasının sosyolojik ve bilimsel gerçekleriyle harmanlanıyor. Modern bilimin milyarlarca dolar harcayarak laboratuvarlarda "kara madde" ve "kara enerji" adıyla çözmeye çalıştığı fizik ötesi gayb boyutlarının, Kur'an-ı Kerim'de bildirilen emr, berzah ve ruhani alemlerle olan muazzam paralelliği katılımcılara aktarılıyor. Kul ile Allah arasındaki 28 basamaklık İslam merdivenini ve sırat-ı müstakim üzerindeki manevi terakkiyi anlamak, dinin bir ütopya değil, hayatın ve ebedi kurtuluşun ta kendisi olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

Transkripti Görüntüle