Gönül Dostları | Dr. Abdulcabbar Boran ile Eğitimci Araştırmacı Yazar Vehbi Vakkasoğlu

6 Haziran 2026


Kaderin Gayretle Dansı: Gönül Dostları'nda Haşyet, Nefis Tezkiyesi ve Mutluluk Rehberi

Modern insanın kalbini sıkıştıran en büyük paradoks; kontrol edemediği bir hayatın içinde debelenirken hem geleceğe dair kaygı duyması hem de içsel huzuru bir türlü yakalayamamasıdır. Gönül Dostları programının bu can alıcı ikinci bölümünde; Eğitimci-Yazar Vehbi Vakkasoğlu ve Yüksek Fizik Mühendisi Abdulcabbar Boran, insan fıtratının en hassas tellerine dokunuyor. "Kader gayrete nasıl aşık olur?" sorusundan yola çıkan söyleşi, bizi son nefese kadar umudu diri tutan kozmik ve manevi bir sistemin merkezine yolculuğa çıkarıyor.

Eli Sopalı Bir Tasavvurdan "Haşyet" ve Şefkat Kordonuna

Programda, toplumda sıklıkla yanlış yorumlanan "Allah korkusu" kavramı ezber bozacak bir yaklaşımla masaya yatırılıyor. Korkunun ürkmek (havf) değil, o sonsuz sevgiyi kaybetme endişesi (haşyet) olduğu, bir çocuğun annesinin şefkatli kucağına sığınması metaforuyla ilmek ilmek işleniyor. Üstelik, 1040 yılına ait Karahanlı Türkçesi Kur'an tercümesinde geçen ve "ana rahmi/şefkat kordonu" anlamına gelen "bağırsak Tengri" ifadesinin sırrı ilk kez bu yayında aralanarak, Yaratan ile kul arasındaki şartsız ve koşulsuz bağ gözler önüne seriliyor.

Nefsin Yedi Kademesi ve İçsel Diyalektik Kavga

Abdulcabbar Boran hocanın analitik tasavvuf anlatımıyla; insanın iç dünyasındaki mutsuzluğun kaynağı olan nefs ve ruh kavgası deşifre ediliyor. Peygamber Efendimizin "Cihad-ı Ekber" (En Büyük Savaş) olarak nitelendirdiği nefs mücadelesi; Emmare’den Levvame’ye, Mutmainne’den Tezkiye’ye uzanan yedi basamaklı bir merdiven olarak önümüze seriliyor. Bu basamakları tırmanmanın ve ruhtaki hasletleri uyandırmanın yegâne anahtarının ise dilsel bir alışkanlık değil, kalbi bir frekans olan "zikir" ve "sevgi" olduğu vurgulanıyor.

Mutluluk Bir Alışveriş Değil, "Veriş-alıştır"

Giderek bencilleşen ve egosunu merkeze alan modern insanın neden mutsuzluğa mahkûm olduğu sorusu, Vehbi Vakkasoğlu’nun "mutluluk bir verişalıstır" tespitiyle sarsıcı bir netliğe kavuşuyor. Fark etmeden, riyaya düşmeden, hayatın doğal akışında yapılan küçücük bir iyiliğin (susuz bir köpeğe su veren günahkâr kadının kıssasında olduğu gibi) ebedî kurtuluşa vesile olabileceği hatırlatılıyor. Kendinizi manevi bir bataklığın dibinde hissediyorsanız ya da ruhunuza nefes aldıracak bir saadet haritası arıyorsanız, her cümlesi şifa niteliğindeki bu yayının satır aralarını dikkatle okumalısınız.

Transkripti Görüntüle